20 Eylül 2010 Pazartesi

BİR KIŞ

bir kış göğü gibi o saat alçalır ölüm,
yalnız işitme duyusu kalır ortada.
asya kentleri yürür dururlar,
höyükler burnumda hızma.

uzakta dev bir damla:pırıl pırıl pencap!
tabanlarından kayıp duran sütunlar
yitmiş bir geleceğin işaret parmakları:
horasan uykusuna havlayan köpekler, buhara.

uzaklara bir bakışın vardı kafeteryada
keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Cemal SÜREYYA

3 yorum:

Ruh ve Mana dedi ki...

Gizemli doğu ve Asya ne güzel serpiştirilmiş şiire...

KuDReT dedi ki...

Gizemli değil aslında... Gün gibi ortada bütün güzellikler... Bizim işimize gelmiyor bunları görmek.Çünkü entellektüel olmak için doğuyu değil yanlız batıyı görmemiz isteniyor bizden...Cemal Süreyya ise yol bulup Buhara'dan Horosan'dan aşka varıyor..."Keşke yanlız bunun için sevseydim Cemal Süreyya'yı" :)

Ruh ve Mana dedi ki...

Günümüz insanın işine yarıyor biraz da batı tarzı...Çünkü aşk,hayata dair her şey işte çok günübirlik ve kolay elde ediliyor onların kültüründe ve bu yüzden kaybetmek de kolay,değer bilmemek de..Altyapılarında bu var...Bizde ise daha köklü,daha hüzünlü,daha zor ama anlamlı her şey...